x2016 08 ahmet naci dilek 2Hiç emek vermenize gerek yok, tek ayağınızla sek sek oynar gibi karşı tarafı dürtün, isminde de köklü bir değişiklik yapıp BALE-DO, veya DÜRT - DO yapın, yada dürtmenin korecesini bulup bir isim koyun.

2015 10 koyuncuspor tv
2016 08 ahmet naci dilek

 

Ah ki ne ah, vah ki ne vah

Bir spor düşünün yaklaşık 2000 yıllık bir tarihe sahip olsun ve tarih içerisinde takdir edilir ki çok zor şartlarla ilerlesin. Öyle ki ülkeler arası krizin konusu olabilsin.
Zaman içerisinde gelişimini devam ettirebilsin, öncelikle sistemini oturtmaya çalışsın, koruyucusuz yapılan bu savunma ve dövüş sanatı parkelerden brandalara, tatamilerden renkli gösterişli bir havaya bürünürken, diğer taraftan iç korumalardan kask koruyucusuna, ayak üstlüğünden eldivenine, dişliğine modernleşsin.
Dünyanın artık en ücra köşelerin de bile son derece modern ve teknolojik imkanlara kavuşsun ve insanlar teknolojinin sunduğu son imkânlarla hem antrenmanlarını hem de yarışmalarını yapabilsinler.

Fakat bu teknolojik imkânlarla eşit düzeyde ilerlemeyen, ya da teknolojinin sunduğu imkanları doğru yönde kullanamayan bir insanlık düşünün. Taekwondonun özellikle müsabaka sisteminin insan faktöründen mümkün olduğunca kurtulmasını sağlamak amacı ile teknolojinin de katkısı ile elektronik sisteme geçilmesini ve sporun her şeyden önce daha adil, modern bir platformda yapılmasını sağlamak maksadıyla tüm dünya taekwondosu seferber olmuştu. Başlangıç itibari ile geçiş sürecin de bazı aksaklıklar olduysa da, ki normaldir, işler sporcuların, antrenörlerin, teknik ekiplerin, federasyonların, ülkelerin istediği şekilde seyrediyordu. Ta ki sihirli bir el dokunuşuyla her şey bozulana kadar. İşte taekwondo dünyasını ahlatan vahlatan konu da buydu zaten.  Aslında o sihirli el bir anda temas sporunu DÜRTME sporu haline getirmemişti. Zira yaklaşık son 6 yıldır kademe kademe buralara kadar geleceğini acizane bu yazının yazarı olarak ben ve dünyanın bir çok bölgesindeki insanlar üzerine basa basa ifade ediyordu. Belki bazıları işin bu derece çığrından çıkıp bu noktaya kadar geleceğini tahmin edemiyordu, bir kısmı da vaziyetten kendine pay çıkarıp gemisini yürütmeye çalışıyordu. 


Bir sporcu, teknik adam ve yönetici olarak bir çok platformda durumun vehametini anlatmaya çalışsam ve bu konu ile ilgili dünyada söz sahibi olan her kesimle temas kursam da kabul ediyormuş gibi yapıp hepsi çaresizleri oynuyordu, ama şimdi tahmin ediyorum ki benden çok onların canı yanıyor. Zira ben zevk almadığımı gördüğüm ve 30 yılın üzerinde her kademesinde bulunduğum, hayatımın önemli dönüm noktalarında belirleyici olan bu spora mesafe koymuştum, çünkü yaptığım işten artık zevk almıyordum. Hem de Olimpiyatlara katılma başarısını imkânsız olan şartlarda başardığım zamanın akabinde. 

Sonuçlarından da görüleceği üzere, bir dövüş, mücadele sporundan çıkmış, dürtmeyle puanların alındığı, istediğiniz kadar vurun etkili olamadığınız, ama hafif bir sürtmeyle, dürtmeyle, çarpmayla puanları alabildiğiniz ve hatta bazen puanların nereden geldiğini idrak dahi edemediğiniz, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi sporcularının dünya sıralamasında 40-65-92. sıralardaki sporculara hiç kimsenin anlayamadığı bir şekilde yenildiği bir sporun anlamsızlığını herkes takdir ediyordur.  Taekwondonun dünya arenasına yarışmalara başlayıp uluslararası arenada boy göstermeye başladığından beri hiç bir zaman bir maç dahi kazanamayan ülkeler bir bakıyorsunuz olimpiyatlarda zirveye oturmuşlar. Diğer taraftan dünyanın ilk beş sırasındaki ülkelerin emaresi bile okunmuyor, ya da hak ettikleri yerlerde maalesef değiller. 
 
Hiç emek vermenize gerek yok, tek ayağınızla sek sek oynar gibi karşı tarafı dürtün, hazır buraya kadar gelmişken isminde de köklü bir değişiklik yapıp BALE-DO, veya DÜRT - DO ya da BALE - WONDO önemli değil balenin ve dürtmenin korecesini bulup isim konulabilinir. İnanıyorum ki sporcular da, antrenörler de antrenmanlar esnasında neleri çalışacaklarını şaşırmış durumdadırlar. Zira o kadar teknik zenginliğe sahip olan bu sporda bir teknikle zaten herkes olimpiyat şampiyonu dahi oluyorsa çalışıp çabalamaya ne hacet. İşin en kötüsü, taekwondo dünyasında bu konudan herkes şikayetçi ve çoğu zaman kendi müsabakalarının haricinde insanlar müsabaka izlemiyor. İzleyecek, öğrenecek, zevk alıp onunla eğlenilecek bir şey de yok zaten.
 
Ayrıca elektronik sistemden dolayı yükleri çok hafiflemiş olan hakemlerin işlevleri artırılmalıdır. Olimpiyatta tutup hem de iki elle puan alma, itekleyip puan alma ve benzeri kural dışı uygulamaların ortadan kalkmasının yegane savunucuları hakemler olmalıdır. Bakın özellikle hakemler diyorum, zira iş sadece orta hakeme bırakılmayacak kadar ciddidir. Orta hakemin bir an kaçırdığı, kasıt dememek için pozisyona diğer hakemler el kaldırarak müdahale etmeli ve kamera sistemi ile tekrar gerekirse izlenip haksızlıklar tamamen ortadan kaldırılmalıdır. Sporcular bir ömür boyu o gün o an için çalışıyorlar ve bir insanın hatası sonucu böyle bir yanlışlığa insan hatası demek çok ama çok büyük suçtur. Hiç atletizimde veya yüzmede bir hakem hatası yüzünden sporcunun elendiğini duydunuz mu?  Olimpiyat burası, çocuk oyuncağı değil, yukarıda ifade ettiğim üzere bir insandan ziyade tüm hakem kadrosunu bu işe sevkedersek bu iş rahatça çözülür.  Aksi takdirde Antrenörün bu konudaki itirazı elinden alınarak tüm maç boyunca oturmaktan uyumaklı duruma gelen hakemlere iş olsun diye iş verilmiş, boş durma boşa çalış düsturuyla, konu mankeni olarak oturtulmuş, iş iyice çığrından çıkmış imajı oluşuyor. Ama bunun kahredici sonuçlarına sporcular, antrenörler, federasyonlar ve nihayetinde ülkeler ve onların ümitle bekleyen halkları kurban edilmiştir. 

Bu iş bu kadar zor mu? Neden buna el atılamıyor? Bir zamanlar bokserlerin revaçta olduğu ve tamamen yumruklarla dünya şampiyonu dahi olunabilen bir sistemden buralara kadar geldiniz ve şimdi de tamamen dokunmayla, dürtmeyle olimpiyat şampiyonluğunun kazanılabilineceği bir durumdayız. 

Demem odur ki, kimse bu iş rant yüzünden oluyorun arkasına saklanmasın, hepimiz biliyoruz ki bu itme, dürtmeye kadar gayet güzel bir şekilde sistem işliyordu. Yani işin teknik boyutuyla uğraşan insanlar ve kurallarda yapılacak değişikliklerle sistem değişir ve itmenin, çarpmanin, dürtmenin olmadığı herkesin arzu ettiği gerçek taekwondonun yapıldığı sistem oluşturulmak sureti ile taekwondo tekrar parlak günlerine döndürülünebilinir. 

Sporda motorik özellikler vardır ve taekwondoyu göze güzel gösteren en temel özellikler bu motorik özelliklerin kullanılmasıdır. Sürat, kuvvet, dayanıklılık, teknik, koordinasyon, esneklik, beceri yetenek - bunları genişletip taktiği ve spora has ince unsurları da ekleyebiliriz. Şu an yapılmakta olan taekwondoda bunların hangisini görmekteyiz? Ne teknik görebiliyoruz, ne taktik. Ha taktik var, sinsice diz kaldırıp karşıyı bloke etmek var ya, yeterli tabi. Ne süratli teknikler, ne kombine vuruşlar ne havada yapılan insanların gördüğünde hayranlıkla bakacağı teknikler, yani işin görselliği bitmiş bitirilmiş durumda. Artık hesap edin bizler sporun içinde hayatını geçirmiş bireyler olarak görsellikten uzak olduğunu düşünürken seyir zevkinin çok önemli olduğu ve olimpiyatlara girişin temel unusrlarından olan seyirci gücünü nasıl kazanacak bu spor? Ancak yetkililer görselliği de ihmal etmemişler, tataminin renginin değişmesi, dobokların yanlarına yapılan dizaynlar, hakemlerin giysilerinin renginin değişmesi, bunları küçümsemiyoruz, ancak değişim temel konularda olmalıdır, sistem de olmalıdır. Yoksa çirkin bir binaya istediğiniz kadar makyaj yapın daha da çirkinleşecektir. Değişen insanlığın daha fazla oyunsal, eğlenceye yönelik, spor yapan insan sayısının potansiyelinin çok önemli olduğu ve seyir gücünün ayrı önem taşıdığı bu şartlarda hele ki karatenin olimpik spor olduğu günümüzde taekwondoyu nasıl olimpiyatlarda kalıcı olmaya ikna edebileceğiz? 


Ahmet Dilek
Bosna Hersek Taekwondo Federasyonu Başkanı


Reklam 2